Bakan Varank: “Ocak ayı sanayi üretimimiz geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,4 arttı”

Bakan Varank: "Ocak ayı sanayi üretimimiz geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,4 arttı"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 2021 yılına güçlü bir başlangıç yaptıklarını belirterek, “Bu sabah açıklanan sanayi üretim endeksi verilerine göre ocak ayı sanayi üretimimiz beklentileri aşarak geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,4, bir önceki aya göre ise yüzde 1 arttı” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Kimya Sektör Platformu tarafından düzenlenen “Kimya Sektör Şurası”na video konferans yöntemiyle katıldı. Bakan Varank, konuşmasında küresel ekonomideki gelişmelere paralel olarak Türkiye ekonomisinin de pandeminin ilk döneminde birtakım daralmalar yaşadığını belirterek, “Ancak, süreç içerisinde Cumhurbaşkanımız liderliğinde uyguladığımız yerinde ve etkin politikalarla ülkemizi dünya genelinden pozitif ayrıştırmayı başardık. 2020 yılını yüzde 1,8 oranında büyüme ile tamamlayarak Çin’in ardından en yüksek büyümeyi kaydeden ikinci G-20 ülkesi olduk. Ekonomi alanında verdiğimiz bu büyük mücadelenin yanında, kendi imkanlarımızla ürettiğimiz tıbbi sarf malzemeleri, solunum cihazları ve tanı kitleri ile hem kendi ihtiyaçlarımızı karşıladık hem de 130’dan fazla ülkeye yardım eli uzattık. Bu yönüyle Türkiye, pandemi sürecinde ahlak sınavını da başarı ile vererek ihtiyacı olan ülkelere en çok tıbbi yardım ve destek sağlayan ülkelerinden biri oldu” diye konuştu.

“Pandemiye rağmen sanayi sektörü son bir yılda 337 bin ilave istihdam oluşturdu”

Aşı konusunda insanlık değerleri açısından sınıfta kalan bir dünya ile karşı karşıya kalındığına dikkati çeken Bakan Varank, “Gelişmiş ülkeler aşı stoklarını adeta yağmalarken, Afrika gibi bölgeler hakkında bırakın plan yapanı fikir üreten dahi yok. Türkiye, salgınla mücadele elde ettiği her başarıyı ihtiyacı olan geri kalmış ülkelerle paylaşmaktan vazgeçmeyecek. Şüphesiz, ülkemizin bu dönemde ortaya koyduğu başarıda en önemli pay sahiplerinden biri imalat sanayimiz. Birçok ülkede fabrikalar üretime ara verirken, Türk sanayisi vardiya sayılarını katladı. Bu çarşamba günü açıklanan istihdam verilerine de yansıdı. Pandemiye rağmen sanayi sektörü son bir yılda 337 bin ilave istihdam oluşturdu” şeklinde konuştu.

“Ocak ayı sanayi üretimimiz geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,4 arttı”

Sanayi üretim endeksi verilerine göre ocak ayı sanayi üretiminin beklentileri aştığını vurgulayan Bakan Varank, “Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,4, bir önceki aya göre ise yüzde 1 arttı. Bu verilerle ocak ayında da yıllık bazda sanayi üretimini en çok artıran G-20 ülkelerinden biri olduk. Bütün veriler açıklanmadığı için birinci olduk diyemiyorum ama muhtemelen Türkiye en fazla artıran ülke olacak. Geçtiğimiz seneyi yüzde 1,8 büyümeyle kapatmamızı kabullenemeyen bazı ekonomistler oldu. Özellikle imalat tarafında 337 bin kayıtlı istihdamın artması ve yatırımların hızla Türkiye’de devam etmesi bütün bu veriler şeffaf. İmalat sanayinde yakaladığımız ivmeyle birlikte 2020 yılını yüzde 1,8 büyümeyle bitirmeyi başardık” ifadelerini kullandı.

“İnşallah Cumhurbaşkanımızın bugün açıklayacağı ekonomik reform paketi ile Türkiye’deki yatırım ortamını çok daha cazip hale getireceğiz”

Bakan Varank, 2021 yılında da sürecin böyle devam ettiği takdirde imalat sanayi ve ihracat öncülüğünde Türkiye’yi önemli bir büyüme rakamına ulaştırmak istediklerini belirterek, “Bu rakamlara ulaşıp kalıcı olmak önemli. İnşallah önümüzdeki dönemde Türkiye, katma değerli üretim öncülüğünde istikrarlı büyümesini artırarak sürdürecek. Diğer taraftan, pandemi sürecinde imalat sanayimizin ortaya koyduğu performansın yerli-yabancı tüm yatırımcıların dikkatini çektiğine de şahit oluyoruz. Yeni yatırım taleplerinde kayda değer bir artış var. İnşallah Cumhurbaşkanımızın bugün açıklayacağı ekonomik reform paketi ile Türkiye’deki yatırım ortamını çok daha cazip hale getireceğiz” açıklamasında bulundu.

“Kimya sektörünün imalat sanayimiz üzerindeki kritik önemine rağmen yüksek oranda dışa bağımlı olduğunu görüyoruz”

Kauçuk ve plastik, eczacılık ile kimyasal ürünlerin ana başlıkları altında çok geniş bir ürün yelpazesine sahip kimya sektörünün imalat sanayisinin kilit sektörlerinden biri olduğunu kaydeden Varank, “19,5 milyar dolarlık toplam ihracat ile otomotivin ardından 2020 yılının en fazla ihracat yapan ikinci sektörü. Sektörün 2009-2019 yılları arasındaki gelişimine baktığımızda girişim sayısı, üretim ve istihdam bakımından her yıl üzerine koyarak büyüdüğünü görüyoruz. Sektördeki üretimin yaklaşık yüzde 77’si kendi içinde veya diğer sektörlerde girdi olarak kullanılıyor. Tekstil, metal, inşaat, kağıt gibi geleneksel endüstrilerin yanında, geleceğe yön veren havacılık, uzay, otomotiv, bilgi-iletişim teknolojileri ve makine alanlarına da kritik hammadde ve ara ürünler sağlıyor. Bu açıdan bakınca kimya sektörü için ekonomimizin harcı dersek herhalde yanlış olmaz. Yüksek teknolojili yapısını da göz önünde bulundurduğumuzd, kimya alanında sağlanacak olumlu ilerlemeler ekonominin tümü üzerinde devrim niteliğinde etki oluşturma potansiyeline sahip. Ancak, mevcut durum değerlendirmesi yaptığımızda imalat sanayimiz üzerindeki kritik önemine rağmen sektörün yüksek oranda dışa bağımlı olduğunu görüyoruz” dedi.

“Mevcut durumdaki üretim altyapısı ülke ihtiyacının yüzde 30’unu ancak karşılayabiliyor”

Türkiye’nin yılda yaklaşık 20 milyar dolar dış ticaret açığı verdiğini ve dışa bağımlığın temel iki nedeni olduğunu söyleyen Varank, “Birincisi, hayatımızın hemen her alanında kullandığımız kimyasalların büyük bir bölümünün organik esaslı olması ve üretimleri için ham petrol ya da doğal gaz gibi hidrokarbon kaynaklarına ihtiyaç duyulması. Bu kaynaklar ülkemizde mevcut olmadığı için mecburen ithal ediyoruz. Bu noktada aslında Karadeniz’de keşfedilen doğal gaz rezervi ile Doğu Akdeniz’de yürüttüğümüz haklı mücadelemizin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. İnşallah buralardaki kaynakları çıkarıp ekonomimize kazandırdığımızda başta enerji ve kimya olmak üzere ekonomimizin rekabetçiliği artacak. Bunun yanında, alternatif kaynaklar olarak biyokütle ile sanayi ve evsel atık potansiyelimizin değerlendirilmesini önceliklendiriyoruz. Özellikle plastik atıkların geri kazanımı bu anlamda çok önemli. Endüstriyel simbiyoz olarak ifade edilen bu yaklaşımı ülkemizde yaygınlaştırmak amacıyla ‘Ekonomik Değerli Atık İzleme Sistemi’ kurarak Sanayi Sicil Bilgi Sistemimize entegre ediyoruz. Sektörün dışa bağımlılığının ikinci temel nedeni ise ülkemizdeki petrokimya üretiminin yetersiz olması. Mevcut durumdaki üretim altyapısı ülke ihtiyacının yüzde 30’unu ancak karşılayabiliyor” diye konuştu.

“Kurduğumuz Covid-19 Türkiye Platformu ile 17 farklı araştırma projesine fon, her türlü desteği veriyoruz”

Bakan Varank, dünü ve bugünü analiz ederken bir yandan da geleceğe yön vermek istediklerinin altını çizerek şunları kaydetti:

“Firmalarımızın uluslararası alanda da söz sahibi olmasını arzu ediyoruz. Bunun için de dünyadaki gelişmeleri yakından takip ediyor, sektörün dönüşümünü bu yönde teşvik ediyoruz. Son yıllarda Çin piyasayı domine etse de AB’nin ‘yeşil kimya’ yaklaşımı ve sürdürülebilirlik vurgusu ile yeni bir atak yaptığını görüyoruz. Bu alandaki politika ve faaliyetlerini ‘Avrupa Yeşil Mutabakatı’ ile koordine ediyorlar. Sektörün geleceği için en büyük ihracat pazarımız olan AB’deki bu dönüşüme ayak uydurmamız büyük bir önem arz ediyor. Sınırda karbon düzenlemeleri başta olmak üzere AB’nin hayata geçirmeyi öngördüğü politikaların ihracatımız üzerindeki olası etkilerini Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda detaylı bir şekilde inceliyoruz. Mutabakata uyum kapsamında 11 öncelikli alan altında 20 konu başlığı belirlendi. TÜBİTAK, KOSGEB ve Kalkınma Ajanslarının desteklerini bu başlıklara göre şekillendirip, ilgili projelere öncelik vereceğiz. Bunun yanında Covid-19 salgını da tüm ekonomi üzerinde olduğu gibi kimya sektörü üzerinde de birtakım olumlu ya da olumsuz etkiler doğurdu. Temizlik ve dezenfektan ürünleri pazarını büyüten salgın aynı zamanda ilaç üretiminin önemini de bir kez daha bize hatırlattı. Bu kapsamda ülke olarak biz de sağlık ve ilaç sektörüne yönelik önemli adımlar attık. Covid-19 tedavisinde kullanılan ve etkin sonuçlar veren Favipiravir adlı ilacın yerli sentezini gerçekleştirdik. Hammaddeden başlayarak ruhsatlı bir ticari ürüne dönüştürdük. Kurduğumuz Covid-19 Türkiye Platformu ile 17 farklı araştırma projesine fon, her türlü desteği veriyoruz. Platformda yer alan araştırmacılar Covid-19 için aşı, antikor, ilaç ve tıbbi tedavi çalışmalarını yoğun şekilde sürdürüyor. Platformda şu ana kadar yenilikçi inaktif aşı, virüs benzeri parçacıklar (VLP) ve adenoviral vektör aşı olmak üzere 3 adet aşı adayı insan denemeleri aşamasına geldi. Sağlık Bakanlığı onayı çıkar çıkmaz, Faz1 çalışmaları başlayacak. Aşı adaylarımız yeni teknolojiler ve inovatif tasarımlar içerdiği için çok başarılı sonuçlar elde etmeyi öngörüyoruz.”

Video konferans yöntemi ile düzenlenen şuraya Bakan Varank’ın yanı sıra Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle ve İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister de katıldı.

Kaynak: kurgusalblog.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir